Medya tüm hızıyla küreselleşir, siyaset ve strateji küresel yazılımlı medyadan fazlasıyla nasiplenir, abartısız tüm sosyal dinamikler bu neidüğü son derece belli olan dönüşüm rüzgarından payına düşeni alır da; tekerlemeler küreselleşmez mi? Onlar da küreselleşir elbet!
İşte günümüz tekerlemelerinden bir iki açık örnek
- Siz hangi aydınlardansınız? Sorosçulaştırdıklarımızdan mı,
hala Sorosçulaştıramadıklarımızdan mı?
- Al şu küresel argümanları kamuoyu yapıcılara servis ettirmeye götür. Eğer kamuoyu yapıcılar bu küresel argümanları servis etmem derlerse; küresel argümanları kamuoyu yapıcılara servis ettirmeden geri getir! (Ki hiç geri çevirmezler!)
- Şurası BOP Köşesi, burası AB Locası; ortada Anadolu Sofrası!
Tekerlemeler dedikse; Atasözleri de meclisten ta içeri elbet! Örnek mi? Danışmanını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim! mesela
Ve bizi biz kılan ünlü vecizelerin mutasyona uğramış son hallerinden net bir örnek; Mevzubahis Dolarsa; gerisi teferruattır!
Söylenenler keşke yazıya renk katmak için kullanılmış sıradan sembolizasyonlar olsaydı, olabilseydi! Yazık ki hepsi sonuna kadar gerçek!
Cumhuriyet gibi büyük bir mükafatın, Milli Egemenlik gibi kutsal bir değerin ya da 30 Ağustosların tüm yurtta coşku ve gururla kutlandığı tüm günlerde, haftalarda; sonuna kadar gerçek bunlar! Noktasına, virgülüne kadar!
Abartı! diyen varsa;
iddiayı ispata çevirmek adına başa dönüverelim bir!
Büyüteçe hiç gerek yok, çıplak göz kafi
Ne diyor ilk tekerleme?
Siz hangi aydınlardansınız? Sorosçulaştırdıklarımızdan mı,
hala Sorosçulaştıramadıklarımızdan mı?
Yalan mı diyor?
Ülkenizde dört çeşit aydın yok mu sizin?
- Sadık ama kör olanlar,
- hem görmezden gelebilecek kadar miskin,
hem de gerçeği görmek istemeyecek kadar tavşan yürekli olanlar,
- görmezden geldiklerinden ve çarpıtarak servis ettiklerinden beslenenler
- ve gözleri iyi seçip gereğini yaptığı halde sesi soluğu çıkartılmayanlar
olmak üzere dört çeşit aydınınız yok mu sizin?
AB Yemini BOP Kapanının içine özenle yerleştirerek bu küresel tahterevalliyi pazarlamak adına onlarca küresel kalemi piyasaya salanlar, yoksa sizin ülkenizin üzerine çöreklenen küresel akbabalar değil mi? Hani şu üzerinize düşen koyu gölgeleri her an her bir yerden çıkarak kendini hatırlatanlar!
İlimi insanlığın gelişimi adına amaçlaştıracağına, tüm ilmi birikim ve unvanını ucuz amaçları doğrultusunda araçlaştıran sözde akademisyenlerin cirit attığı ülke de mi sizin ülkeniz değil yani?
Son derece araştırmacı (!) bir gazetecilik örneği sergileyerek önlerine konulan küresel reçeteleri servis etmekten bitap düşseler de, üzerinde Ancak Dolarla dolar! yazılı şahsi kasalarıyla yorgunluk hafifleten yazarkasalar; sizin sanal gazetecileriniz değil mi gerçekten?
BOP Sofrasına kurulmak adına çıkılan yolda bir tramplene dönüştürmek adına model ülke, sembol ülke, cephe ülke gibi operasyonel sıfatlarla yere göğe sığdırılamayarak mütemadiyen pışpışlanan Türkiye kimin Türkiyesi o zaman?
Şükür ki bu ülkede hem kendi gerçeğini görebilecek,
hem de gereğini yapabilecek güç ve nitelikte olanlar hala çoğunlukta!
Her şeye rağmen
23 Nisan 2006 - Ankara / TÜRKİYE
|