ÇIĞLIK

• 8/10/2006 - Kimin Türkiye'si..?

 

 

Medya tüm hızıyla küreselleşir, siyaset ve strateji “küresel yazılımlı medya”dan fazlasıyla nasiplenir, abartısız tüm sosyal dinamikler bu “neidüğü son derece belli olan dönüşüm rüzgarı”ndan payına düşeni alır da; tekerlemeler küreselleşmez mi? Onlar da küreselleşir elbet!

 

İşte günümüz tekerlemelerinden bir iki açık örnek…

 

- “Siz hangi aydınlardansınız? Sorosçulaştırdıklarımızdan mı,

    hala Sorosçulaştıramadıklarımızdan mı?”

 

- Al şu “küresel argümanlar”ı “kamuoyu yapıcılar”a servis ettirmeye  götür. Eğer “kamuoyu yapıcılar” bu “küresel argümanlar”ı servis etmem derlerse; “küresel argümanlar”ı “kamuoyu yapıcılar”a servis ettirmeden geri getir! (Ki hiç geri çevirmezler!)

 

- Şurası “BOP Köşesi”, burası “AB Locası”; ortada “Anadolu Sofrası”!

 

 

Tekerlemeler dedikse; Atasözleri de meclisten ta içeri elbet! Örnek mi? “Danışmanını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim!” mesela…

 

Ve bizi biz kılan ünlü vecizelerin mutasyona uğramış son hallerinden net bir örnek; “Mevzubahis Dolar’sa; gerisi teferruattır!”

 

Söylenenler keşke yazıya renk katmak için kullanılmış sıradan sembolizasyonlar olsaydı, olabilseydi! Yazık ki hepsi sonuna kadar gerçek!

 

“Cumhuriyet” gibi büyük bir mükafatın, “Milli Egemenlik” gibi kutsal bir değerin ya da 30 Ağustoslar’ın tüm yurtta coşku ve gururla kutlandığı tüm günlerde, haftalarda; sonuna kadar gerçek bunlar! Noktasına, virgülüne kadar!

 

“Abartı!” diyen varsa;

 

iddiayı ispata çevirmek adına başa dönüverelim bir!

 

Büyüteçe hiç gerek yok, çıplak göz kafi…

 

Ne diyor ilk tekerleme?

 

“Siz hangi aydınlardansınız? Sorosçulaştırdıklarımızdan mı,

  hala Sorosçulaştıramadıklarımızdan mı?”

 

Yalan mı diyor?

 

Ülkenizde dört çeşit aydın yok mu sizin?

 

 

- “Sadık ama kör olanlar”,

 

- “hem görmezden gelebilecek kadar miskin,

    hem de gerçeği görmek istemeyecek kadar tavşan yürekli olanlar”,

 

- “görmezden geldiklerinden ve çarpıtarak servis ettiklerinden beslenenler”

 

- ve “gözleri iyi seçip gereğini yaptığı halde sesi soluğu çıkartılmayanlar”

 

olmak üzere dört çeşit aydınınız yok mu sizin? 

 

 

“AB Yemi”ni “BOP Kapanı”nın içine özenle yerleştirerek bu “küresel tahterevalli”yi pazarlamak adına onlarca “küresel kalem”i piyasaya salanlar, yoksa sizin ülkenizin üzerine çöreklenen “küresel akbabalar” değil mi? Hani şu üzerinize düşen koyu gölgeleri her an her bir yerden çıkarak kendini hatırlatanlar!

 

“İlim”i insanlığın gelişimi adına amaçlaştıracağına, tüm ilmi birikim ve unvanını ucuz amaçları doğrultusunda araçlaştıran “sözde akademisyenler”in cirit attığı ülke de mi sizin ülkeniz değil yani?

 

Son derece “araştırmacı” (!) bir gazetecilik örneği sergileyerek önlerine konulan “küresel reçeteler”i servis etmekten bitap düşseler de, üzerinde “Ancak Dolar’la dolar!” yazılı şahsi kasalarıyla yorgunluk hafifleten yazarkasalar; sizin “sanal gazeteciler”iniz değil mi gerçekten?

 

“BOP Sofrası”na kurulmak adına çıkılan yolda bir “tramplen”e dönüştürmek adına “model ülke”, “sembol ülke”, “cephe ülke” gibi operasyonel sıfatlarla yere göğe sığdırılamayarak mütemadiyen pışpışlanan Türkiye kimin Türkiye’si o zaman?

 

…

 

Şükür ki bu ülkede hem kendi gerçeğini görebilecek,

 

hem de gereğini yapabilecek güç ve nitelikte olanlar hala çoğunlukta!

 

 

Her şeye rağmen…

 

23 Nisan 2006 - Ankara / TÜRKİYE

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
:: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

Ayten ÇALIŞ / Buğra YAĞMUR

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
Anafilya Dergi
Üç Nokta / E-Gazete
Üç Nokta / E-Dergi
Anafilya Öbeği
Happy Kids
Türk Lider
Onarımcılar 1
Onarımcılar 2
Milliyet Blog
Üç Nokta Anlam Platformu

Kategoriler

    Arkadaşlar

    Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa