ÇIĞLIK

• 10/29/2006 - Hangi Ecdadın Ahfadı Bunlar?

 

       

        Hangi Ecdadın Ahfadı Bunlar?

 

         Alem Sanal, Soygun Gerçek!

 

 

Cumhuriyetimizin 83. yıldönümünü kutladığımız bugün, “Ne mutlu bize ki cumhuriyeti yaşatıyoruz!” nevinden mesajlar içeren epik duygular kaleme almaktansa; içimi kemiren ve bana “Hangi ecdadın ahfadı bunlar?” sorusunu sorduran sevimsiz gerçeklerle yüzleşmeyi tercih ederim. Tercih ederim; çünkü bugün ihtiyacımız olan en önemli şey aynaya bakabilmek! Tabi baktığımız aynanın “Aman ne mükemmelim!” dedirten cinsten bir dev aynası olmaması da şart!

 

Musdarip olduğum ve beni “Bu insani değil şeytani zekanın sahipleri, hangi atanın evlatları?” demeye mecbur bırakan husus; internet soyguncuları ile ilgili. Şiddetle “İnterneti adam gibi, akıllıca ve edeplice kullandığınız müddetçe bir zarara uğramazsınız!” iddiasında bulunan biri olarak başıma gelen hadise oldukça ilginç ve sinir bozucu!

 

Messenger Programı’nı keşfedene dek, mail sistemi son derece işime yarayan bir iletişim kanalı olarak “en çok işime yarayanlar listesi”nde zirveye oturmuştu. Ne var ki dosyaları anında transfer etme yeteneğine ve bilgisayar başında olduğunuz her an listenizdeki çevrimiçi tüm üyelere anında ulaşma kolaylığına sahip olan MSN (Messenger) devreye girer girmez mail sistemi otomatikman iki numaraya düştü. Kısacası uzun süredir Messenger Programı’nı telefon/mail trafiğinin ve vakit kaybının minimal düzeye inmesi gibi hususlarda fazlasıyla istifade ederek ve memnuniyetle kullanıyordum. (Ki hala kullanıyorum ama yazının konusu zorunlu ve sinir bozucu bir adres değişikliği…)

 

Derken bundan yaklaşık yirmi beş gün önce başıma öyle sinir bozucu ve “Hadi canım!” dedirten cinsten öyle enteresan bir iş geldi ki; ben de nasıl böyle bir konunun mağduru olduğuma şaştım kaldım.

 

Sanal bir alemde gerçek bir soygunculuk şebekesi kuran bu dahi (!) hırsızların uyguladıkları yöntem şöyle… MSN şifresi kırılan bir kullanıcının yerine geçilerek o kişinin listesindeki tüm kayıtlı üyelerden kontör ve para talebinde bulunulur ve listedeki üyelerden yapılan toplama doygunluk noktasına ulaştığında da kişiler ısrarla www.sohbet-dunyasi.gg.nu adresli web listesine davet edilir.

 

Yoğun ısrarlar karşısında bu linke tıklama ve site içinde gezinme gafletinde bulunan tüm MSN kullanıcılarının şifreleri ise hemen ele geçirilir ve ele geçirilen bu adresin listesindeki diğer kayıtlar üzerinden de soygunculuk ve şifre kırma faaliyetlerine devam edilir.

 

Zincir böyle devam eder ve sizin isminiz üzerinden, verilen Deniz Tarman adına kayıtlı hesap numarasına yatan paralar dahi (!) hırsızlar tarafından kaldırılırken (İSBANK, Gülsehir/Nevşehir Şubesi, Banka Kodu 5440, Hesap No 0202553); hackerların listenizdeki eş, dost ve tanıdıklarınızdan istediği TELSİM kontörlerin şifreleri de kazınıp kazınıp bu şeytani aklın sahiplerine MSN üzerinden iletilir!

 

         Benim şifremin kırılmasına neden olan kişi hiç kıramayacağım, son derece saygı duyduğum bir ablam oldu. Beni davet ettiği site daha adından alarm veriyor ama davet eden Bakiye Abla! “Ablacım şu an çok yoğunum, uygun olunca bir ara bakarım.” cevabıma ısrarla “İki dakikacık!” diye yanıt veren de Bakiye Abla! Eh ısrar eden Bakiye Abla olunca boynumuz kıldan ince dedik, tıkladık!

 

         Aaaa o da ne! Aradan yarım saat geçer geçmez yana yakıla telefona sarılıp “Aytenciğim! MSN şifremi kırdılar! Listemdeki tüm kişilerden para ve kontör isteyip bir de siteye davet ediyorlarmış! Aman dikkat et!” diyen de Bakiye Abla J Tabi hepimize geçmiş olsun J

 

         Zaten aradan beş dakika geçmeden “MSN adresinize bir başka bilgisayardan giriş yapıldı.” uyarısını almanız ve MSN bağlantısının kopmasıyla da acı hakikatle yüzleşmiş oluyorsunuz J

 

Sonrası mı? Sonrası, o adresten ne kadar kişi ile konuşuyorsam ve adres aktif olduğundan beri ne kadar kişiye mail atmışsam hepsine tek tek ulaşıp, karizmanın kökten sıfırlanmasına sebep olan o uyarıyı yapmam oldu tabi! “Efendim, hackerlar MSN adresimin şifresini kırdılar da! O listenizde görünen şahıs ben değilim, lütfen derhal siliniz!” gibi son derece sıkıntı veren açıklama cümleleri işte…

 

         Komple bir günüm hızla yaklaşık dört yüz kişiye ulaşmakla geçmişse de karşılarındakini ben sanarak hattım farklı olmasına rağmen adresimi ele geçiren hackerlara TELSİM kontör göndermiş olan sevgili dostlarıma engel olamadım J

 

         Ve bir gün sonra da Savcılık ve Emniyet maceram başladı tabi. (Savcı Bey’in “Demek epey kontör göndermişler ha! İtibarınız varmış!” demesi de evlere şenlik bir yorum tabi J) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurur vurmaz bir de ne göreyim, hiç de yalnız değilmişim meğer! Aynı şebekenin bir gün önce Enerji Bakanlığı’na sızdığını söyleyen Savcı, “Uzun süredir bu şebekenin peşindeyiz ama şikayet için gelenler bize hiçbir delil sunamıyor. Detaylı suç duyurunuzdaki delillerle belki bir yol alabiliriz.” diyen de Bilişim Suçları Büro Amirliği’ndeki Emniyet Amiri’nin bizzat kendisi! (Detaylı suç duyurumu bir arkadaşım şahsi sitesinde yayınladı, umarım başka kimsenin ihtiyacı olmaz! ( http://www.huseyinakay.com/mcakay/id1.htm )

 

         Bu yazı aslında suç duyurusunu Savcılık’a teslim eder etmez yazılıp internete servis edilecekti ancak Savcı Bey’in ve Emniyet’in operasyonun seyri açısından en az bir on gün bekleme tavsiyesini haklı bulup bekledim. Nitekim iyi de oldu, zira 20 ayrı ilde başlatılan geniş bir operasyonla yaklaşık 70 zanlının pc’sine el konuldu ve oturdukları yerden insanların şahsi kredileri üzerinden soygunculuk yapmayı kendilerine yakıştırabilen bu karakter yoksunları tek tek toplanılmaya başlandı. İşte buna ilişkin bir haber;  http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=48604

 

         Ayrıca yeni yeni oturmaya çalışan Bilişim Suçları kapsamında Emniyet işi bir çıta daha yükselterek artık net üzerinden yapılan tüm görüşmelerin kayıt altına alınabilmesi için yeni bir rota da belirledi.

 

 http://66.102.9.104/search?q=cache:5Lb6Sw8nTEQJ:www.turktime.com/read_news.asp%3FhID%3D572+emniyet+internet&hl=tr&gl=tr&ct=clnk&cd=1&lr=lang_tr

 

         Uzun lafın kısası; memleketi düştüğü kurtlar sofrasından kurtarabilmek ve yeniden bir bağımsızlık meşalesi yakabilmek için tüm variyetlerini ortaya koymuş olan ecdadın ahfadı; bugün oturduğu yerden soygunculuk yapabilmek için, zekasını şeytani formüller icat etmek için kullanmakla meşgul!

 

Bir kısmı, tüketim odaklı yaşantısına paralel “Bu memlekette yaşanmaz, şu yurtdışı işim bir olsa yaşadım!” mantığıyla tırnak içinde yaşayıp gidiyor, bir kısmı “Aman ben mi kurtaracağım bu memleketi, devlet dairesine kapağı bir atsam gerisi umurumda değil!” anlayışıyla yine tırnak içinde bir mücadele veriyor, kalan diğer kısmı da burnuna dayanan ve biraz da içine düşmeye meyilli olduğu medya maymunlarından ötürü pek bir şey görmüyor, duymuyor…

 

Eh yaşasın Cumhuriyet o zaman!

 

Yaşasın Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti

 

ve Cumhuriyet’in yılmaz bekçisi Türk Gençliği!

 

Fazla mı karamsar oldu? Bence pesimist değil realist bir tablo ama Allah’tan hala hayatta olan, hala bilinç ve varlığını yitirmemiş ciddi bir kesim var ülkemde! Elbette var! Bu sevimsiz gerçekler var olsa da o uyanık nesil hep olacak, olmalı!

 

Sonradan Müslümanlığı kabul etmesiyle daha fazla dikkatleri çeken Roger Garaudy, “Ataların ocağına sadık olmak; asla onların küllerini korumak değil, ateşini yakmaktır.” diyor. Üzerine söz söylenemeyecek bir tespit bana göre.

 

Şahsi tezim ya da kendimi inanmak istediğim için odakladığım nokta o dur ki; bir gün gelecek ve tez-antitez-sentez kurgusuyla ilerleyen diyalektik süreç içinde “yabancılaşma”ya da yabancılaşacağız!

 

Bir gün gelecek bu kolaycı, bu edep ve haya sınırlarını çoktan aşmış olan ucuz hayatlar ile etrafı alan yoğun miskinlik duygusu midemizi kaldıracak ve içine hapis olduğumuz yabancılaşma sürecine de yabancılaşacağız!

 

İşte o gün “Beni öldüremeyen yara beni güçlendirir!” mantığı ile gerçekten hücrelerimiz yenilerek yerimizden doğrulacak ve etrafımızı alan bu bir yığın saçmalığı yırtıp atacağız!

 

 

Buna inanıyorum, inanmak istiyorum!

 

Eh, Cumhuriyet Bayramımız şimdi kutlu olsun!

 

Nice 29 Ekim’lere…

 

 

 

Saygıyla…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2006-11-30 20:24:38 - merhaba

Yazan: huseyin akay
Başkan merhaba nasılsın
bı bakıyım neler yazmışsın dıye ugradım
saygılar sevgıler
Bağlantı

Hakkımda

Ayten ÇALIŞ / Buğra YAĞMUR

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS
Anafilya Dergi
Üç Nokta / E-Gazete
Üç Nokta / E-Dergi
Anafilya Öbeği
Happy Kids
Türk Lider
Onarımcılar 1
Onarımcılar 2
Milliyet Blog
Üç Nokta Anlam Platformu

Kategoriler

    Arkadaşlar

    Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa